Liberalizm nedir? Sosyalizm ve Komünizmle İlişkisi

Liberalizm nedir? Sosyalizm ve Komünizmle İlişkisi


Liberalizm nedir? Hangi alanlarda uygulanır Liberalizmin kurucuları kimdir? Liberalizm ve özgürlük ilişkisi Liberal kavramı, tarihte ilk defa Adam Smith’in yazmış
olduğu “ulusların zenginliği” adlı kitapta geçer. Liberal kavramın anlamı tarih boyunca çeşitli
değişikliklere uğrasa da genel olarak düşünce özgürlüğü, ifade hürriyeti, basın özgürlüğü ve özellikle serbest ticareti savunanları ifade etmek için kullanılmıştır. Bu anlayış, tarih boyunca genel olarak sosyalizm
ve muhafazakarlık arasında bir yer tutmuş fakat özellikle komünizme karşı olmuştur. Açıkçası liberalizmi bir iki kesin cümleyle
açıklamak zor gözüküyor. Çünkü liberalizm, ahlaki, ideolojik ve sosyal ilişkiler
boyutu olan siyasal bir sistemdir. Bu nedenle Liberalizmin varlığını birçok
farklı alanda görüyoruz. Liberalizmin felsefi temelleri, 17. Yüzyıl
filozofları tarafından atılmıştır. Özellikle bu yüzyılın en önemli filozoflarından
biri olan John Locke’ın düşünceleri liberalizmin öncü fikirleri olarak kabul edilir. John Locke’ye göre insanlar devlet olmadığı dönemlerde
özgür ve eşit bir şekilde yaşıyorlardı. Ona göre Devlet, insanların hayatlarını güven içinde
yaşayabilmesi, huzurlu ve rahat bir yaşam sürmeleri ve doğal durumundaki özgürlüklerinin güvence
altına alınması için kurulmuştur. Yine Liberalizmin kurulmasında etkin rol
oynayan Adam Smith’e göre insanın kendi çıkarlarının peşinden koşmasından
daha doğal bir şey olamaz. Ona göre, Devletin, iç ve dış güvenlik dışında
hiç bir şeye karışmaması gerekir. Liberalizmin, gelişmesinde rol oynayan
bir diğer filozof Bentham’dır. Ona göre, devletin tek amacı bireylerin
özgürlüklerinin sınırlarını arttırmaktır. Özgürlük toplumsal faydayı, fayda ekonomik özgürlüğü,
ekonomik özgürlükte insan mutluğunu getirecektir. Şimdi isterseniz filozofların
fikirsel süzgecinden geçerek günümüze ulaşan Liberalizmin temel ilkelerini
ele almaya çalışalım. Liberalizm, mutlak bir bireycilik anlayışını savunur. Bireycilik, bireysel hakları toplumun
haklarından üstün gören anlayıştır. Ünlü Filozof Kant’a göre bireycilik “kendi yasanı kendin yap” görüşüyle özetlenir. Yine John Locke’a göre bireycilik, kişinin kendi
kendinin yargıcı olma durumudur. Liberalizme göre kutsal olan toplum
veya devlet değil tek tek bireylerdir. Çünkü birey toplum ve devlet olmadan önce de vardır. Birey toplumdaki her türlü kurumdan daha değerlidir. Liberalizme göre, birey başka birinden izin ve akıl
alamadan mutlak bir özgürlükle yaşamalıdır. Bireyin özgürlüğüne en ufak gölge düşüren
her kurum despottur. Liberal düşüncede, kamu yararı veya toplumun
iyiliği için bireyin hakları elinden alınamaz. Bireylerin çıkarları üstünde olabilecek toplumsal
ortak çıkarlar kavramını reddedilir. Birey, asla toplumsal çıkarlar uğruna feda
edilebilecek bir araç olamaz. Çünkü kutsal olanda değerli olanda
toplum değil tek tek bireylerdir. Bireyciliği özetlersek, bireyciliğe göre insan ekonomik
çıkarlarını kendi başına yöneten ekonomik bir varlık, Doğru veya yanlışı kendi akıl süzgecinden geçirip
doğru kararlar alabilecek rasyonel bir varlık Her türlü eyleminde, kendi çıkarlarını ön planda
tutan faydacı bir varlıktır. Liberalizmin bireyciliğe dayanması nedeniyle sosyal devlet
anlayışı ile taban tabana zıt bir sistem olduğunu görüyoruz. Sosyal devlet sisteminde toplum refahını arttırmak için devlet ekonomik hayata müdahale edip bazı sınırlamalar koyabilir. Liberalizme göre bireysel ekonomik teşebbüslere devletin
müdahale etmesi bir despotluk örneğidir. Bireyler hukuki olarak satışının yasak olmadığı her türlü ürünü müdahalesiz bir şekilde üretebilir, istediği fiyattan da satabilir. Liberalizmin temelinde bireysel özgürlük fikri yatar. Bu özgürlük, negatif özgürlüktür. Yani bireyin hiçbir şekilde dış bir otorite tarafından müdahale
edilmeden barış, güvenlik ve huzur içinde yaşayabilmesidir. Liberalizmin özgürlük anlayışının boyutlarını
şöyle ele alabiliriz. Birey herkesin tabii olduğu kanunlara göre yaşaması Bu yaşamı boyunca otorite tarafından keyfi
uygulamalara maruz kalmaması Bireyin çalışmakta veya işini bırakmada
zorluklarla karşılaşmaması Mülkiyet hakkının hiçbir koşulda elinden alınmamasıdır. Liberal anlayışında birey özgürlüğü için en büyük tehdit,
her şeyi kendisi için bir araç olarak gören devlet anlayışıdır. Liberalizm için böylesi bir devlet sadece despotizmdir. Bireyler devlet için değil devlet bireyler için vardır. Ne devlet ne de herhangi bir dini otorite insanların
mallarına ve özgürlüğüne müdahale edemez. Liberalizmde bireysel özgürlük, ekonomik ve
siyasal özgürlük iç içe geçmiştir. Ekonomik veya siyasal özgürlük olamadan
bireylerin özgür olduklarını söyleyemeyiz. Liberalizm için, ekonomik özgürlük sadece serbest
piyasada kendini gösteren bir olgudur. İşçi istediği işte çalışabilir, tüketici istediği
yerden alış veriş yapabilir. Şirketler arasındaki düzeni devlet
değil rekabet ortamı düzenler. Piyasa ekonomisi “Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler,
dünya kendi kendine gider” sözüyle özetlenebilir “laissez faire laissez passer” Liberal sistemde bireyin toplum ve devlete
göre önceliği vardır. liberalizme göre iktidar bozucu etkilere sahiptir,
mutlak iktidar ise mutlaka bozucudur. Bu nedenle her iktidar sınırlandırılmalıdır. Çünkü sınırsız ve denetlenmeyen bir iktidar, bireyleri
ikinci plana atararak insan haklarını kesinlikle ihlal eder. Liberal devlet anlayışında devletin sosyal adaleti
sağlama gibi görevleri bulunmaz. Sizin fakir olmanız veya sağlık sigortanızın olmaması
devlete bir sorumluluk yüklemez. Kamu menfaati için devletin vergi mükelleflerinden
daha fazla vergi alıp fakir insanların yaşam standartlarını arttırması
liberalizme göre despotluktur. Çünkü liberal anlayışa göre devlet böyle yaparak insanlar
arasında taraf tutar ve bu devletin eşitlik ilkesine aykırıdır. Liberalizme göre devlet nezdinde tüm bireyler
aynı derecede eşit sayılmalıdır. Birinin çıkarı için diğerine müdahale edilmemelidir. Liberalizm, tarihi süreç içinde
sosyalizme karşı bir duruş sergilemiştir. her şeyin ölçüsünü devlet belirler ve
devlet bireyden daha kutsal bir varlıktır. Sosyalizmdeyse, toplum bireysel çıkarların üstündedir. Liberalizm mutlak devlet ve kamu yararı anlayışına
karşı olduğu için her iki siyasal rejimle taban tabana zıttır. Liberalizm insanların doğal özgürlüklerinin
kanunlarla işleyen bir devlette korunacağını savunarak
anarşizmden de farklılık gösterir. Tüm siyasal sitem anlayışlarında olduğu gibi
liberalizm de çeşitli türlere ayrılmıştır. Tarihsel süreç içerisinde liberalizmi türlere ayırdığımızda
karşımıza İngiliz, Fransız, Amerikan ve Alman liberalizmi çıkar. Bazı düşünürlerde liberalizmi klasik liberalizm, sosyal
liberalizm ve neo liberalizm olarak sınıflandırmışlardır. Klasik liberalizm, bireyci ve negatif özgürlük
anlayışına sahiptir. Bu akım Sınırlı devlet ve serbest piyasa görüşüne sahip olup
devletin ekonomiye müdahalesine kesin olarak karşı çıkmıştır. Sosyal liberalizm ise, piyasanın başarısız ve yetersiz
olduğu durumlarda devlet müdahalesine sıcak bakmıştır. Bu anlayışa göre toplumsal refah düzeyinin yükseltilmesi
için devlet bazen ekonomik alana müdahale edebilir. Neticede bu müdahale serbest piyasanın oluşması
için geçici bir müdahaledir. Neo liberalizm ise sosyal devletin artık
piyasadan uzaklaştırılarak yerini serbest piyasaya bırakması gerektiğini savunur. Bazı düşünürlere göre liberalizm, tek başına uygulanması
gereken siyasal sistemden ziyade bir anlayıştır. Demokrasinin hakkıyla uygulandığı ve
liberal bireyci ve özgürlükçü fikirlerle çelişmediği her sistemde liberalizm zaten vardır. Bu açıdan gücünü kötüye kullanmayan monarşi veya
aristokrasi de liberal demokrasiyle çelişmez. Bazı Liberalist düşünürler, demokrasiye
bile şüpheyle yaklaşmışlardır. Çünkü onlara göre bazı iktidarlar
liberal düşüncelerle iktidara gelip bir süre sonra güç zehirlenmesiyle liberalizmin
temel prensiplerini yok edebilir. Çoğunluğun azınlığa karşı uyguladığı
yanlış demokrasi anlayışları liberalizmle çelişir. Liberalizmin temel ilkelerini özetleyelim isterseniz: Genel olarak Liberalizmin temel ilkeleri : Bireycilik, Rasyonalite ve ekonomik insan
Özgürlük Bırakınız yapsınlar bırakınız etsinler düşüncesi Kapitalist piyasa ekonomisi,
Sınırlı ve sorumlu devlet anlayışıdır. Liberal ekonomik düzenin temel ilkeleri :
Özel mülkiyet Devlet müdahalesinin olmadığı rekabet Miras
Serbest girişim Temel ekonomik haklar ve özgürlüklerdir. Liberal siyasal düzenin temel ilkeleri: Herkese eşit davranan Kanun hakimiyeti Hukukun üstünlüğüdür. Liberalizm videosunu beğendiyseniz ve bu tarz videoları
kaçırmak istemiyorsanız kanalıma abone olabilirsiniz. Ayrıca videoyu beğenmeyi ve liberalizm hakkındaki
görüşlerinizi paylaşmayı unutmayın. Karanlığa küfredeceğine bir mum yak Esen kalın. intro ve müziği abone olmayı unutmayın

79 Comments

  1. 21Kasım..20:07 says:

    Kendi görüşüm : Liberalizm aptal bir sistemdir. Eğer devlet ekonomiye karışmazsa rüşvet, ticari dolandırıcılık, kazık yeme gibi olaylar daha çok artar. Liberalizm bu konu hakkında çökmüş bir sistemdir.

  2. Qr kod says:

    Sinirleniyorum millet oyun videosu çekiyor milyonlar abone oluyor. Sen bizi bilgilendiriyorsun ama fazla kitleye ulaşmıyor

  3. Mao Zedong says:

    Ohhhh nice video Maoculuk gibi ideolojik şeyler bekliyoruz

  4. Ludwig von Mises says:

    Güzel video olmuş

  5. Doğukan Çelik says:

    Güzel video 🙂

  6. isminden birşey anlaşılmayan adam says:

    Teşekkürler

  7. ali osman says:

    Abi kapitalizmle arasındaki farklar neler onu söyleseydin

  8. Niko. Kebabremover says:

    Yüce yunuslar kükresin Tengri besim tibuğu korusun

  9. GazanferGörkem Aytürk says:

    Güzel video olmuş eline sağlık

  10. Harun Aldemir says:

    Güzel video olmuş eline sağlık.Bir de bilim ile ilgili konular hakkında video çekecek misin ?

  11. osman gazi says:

    Sonunda istediğim video

  12. Mazlum Şimşek says:

    Videolar güzel, yalniz şöyle bir ricam olucak, liberalizmin daha somut anlatacagınız bir video yaparsanız sevinirim, mesela liberalizmde öğrenciler devlet bursu alabilir mi ya da memurların durumu, emeklilerin durumu gibi. Daha spesifik örnekler verebilirsiniz, teşekkürler

  13. Burak Gamze says:

    4 yıldır liberalizm realizm okuyorum hala tam anlamıyla biliyorum diyemem. bir videoya sığmayacak kadar karmaşık ideolojiler. video hem görsel hem kapsam olarak gayet yararlı olmuş 👍🏻

  14. Eren Aksoy says:

    STALİN ADAMDIR

  15. gblag 1 says:

    Gene güzel bir video

  16. Ayse Koc says:

    4.18 dk daki tablonun adı nedir ? (Mavi gömlekli bayan )

  17. Murad Zeynallı says:

    👍👍👍

  18. Sabit Bilgi says:

    İlk defa bir videoyu 4k hazırladım. Bu arada aşağıdaki kaynaklardan faydalandım. Daha geniş bilgi için okuyabilirsiniz:
    Friedrich August Von Hayek'in Liberalizm adlı makalesi
    Halis Çetin'in Liberalizmin Temel İlkeleri adlı makalesi
    Ayşegül Tayyar ve Birol Çetin'in Liberal iktisadi düşüncede devlet adlı makalesi
    Atilla Yayla'nın Liberalizm adlı makalesi
    Prof. Dr. Ayferi Göze'nin "Siyasal Düşünceler ve Yönetimler" kitabını okuyabilirsiniz.

  19. Атакан ати says:

    Devlet ekonomiye müdehale ettiği zaman özgürlük diye birşey kalmıyor serbest piyasa ekonomisinde ise rekabet arz ve talebi dengeliyor insanlar istedikleri şeyleri kısıtlama olmadan istediği miktarda alıp üretebiliyor çok iyi bir durum devlet müdahelesi olduğu zaman belirli miktarda sınırlı şeylere sahip olunabilir

  20. Stratejik Oyuncu says:

    Ulan moğol istilasından nerelere geldik.

  21. Tolga Tanyildiz says:

    Güzel ve objektif bir çalışma.
    Ancak ''Hukuk devleti'' ve ''kuvvetler ayrılığı'' hususlarından fazla bahsetmemişsiniz. Bu liberallerin en saplantılı oldukları ilkelerdendir. Bilhassa hukuk devleti John Locke'den beri mücadele ettikleri bir husustur. Bu konuda daha çok bilgi vermeniz, yeni öğrenenler açısından daha verimli olabilirdi. Zira hukuk devletinin olmadığı yerde ''kapitalizm'' ve ''bireysel özgürlükler'' varlığını sürdüremezler.

    Bunun dışında ''sosyal devlet'' tanımlamanız da yanlış anlaşılmaya müsait düzeydedir. Zira liberallerin bir bölümü, belirli durumlarda sosyal devleti kabul eder; örneğin ''devletin engellilere, çocuklara'' bakabilmesini savunanlar da mevcuttur. Ancak işsizlik maaşı ya da asgari ücret ya da gelir düzeyini eşitleme..vb gibi zırvaları sizin de ifade ettiğiniz üzere kabul etmeyiz.

    Emeğinize sağlık

  22. Vive la Revolution says:

    Liberalizm kendini bağımsız sanan devletlerin Amerika tarafindan satın alınmasıdır. Devletin yavaş yavaş emilmesi ve kendini Amerika'ya satmasidir

  23. Konosuba Life says:

    Hocam video tarafsız ve objektif video olmuş

  24. Konosuba Life says:

    Hocam buarda kemalizm nedir ile ilgi video yapıcaktinız ??

  25. Konosuba Life says:

    Buarada liberalizmin amk !!

  26. Kutsal Şüphe says:

    👏🏻

  27. TaliyahJr says:

    Tamda Liberalizmi sevcektim ki, Ekonomik sistemi kapitalizme benzemesi :/

  28. zingardoh says:

    Liberallerin anasını sikeyim. Kapitalist orospu çocukları

  29. MURAT YILDIRIM says:

    Ellinize sağlık.

  30. Since 1992 says:

    Yararlı amaçlar için bile olsa istediği gibi kullanabilsin diye halkını uysallaştıran, cüceleştiren bir devlet, sonunda küçük insanlarla büyük şeylerin başarılamayacağını görecektir. John Stuart Mill / Özgürlük Üzerine

  31. Transfer Destek says:

    Liberalizm: Kapitalizmi perdelemek meşrulaştırmak için ortaya atılan düşünce, fakat karşılığı geçerliği ve teoride savundukları ile alakası yoktur. Günümüz Dünya'sı neredeyse tamamen liberal ve kapitalist. fakat ekonomik farklılığın ve mülkiyetin, mirasın ve sahiplenmenin olduğu yerde özgürlük olmaz. birlik olmaz. mutluluk olmaz

  32. Salih Koğu says:

    Harikaydı dostum 👍🏻

  33. Das Reich Boi says:

    1:15 Kazakistan haritada yok

  34. ÜberMensch says:

    bu liberaller kafayı yemiş olmalı

  35. harun karadeniz says:

    Her şeyin özü bireydir din devlet kültür öz e kurban edilemiyecek kadar kutsaldir birey.Burda bireycilikte Hümanizme olan bir yakınlık sezdim.Bireycilik ayni zamanda bireyler üzerinde toplumsal baskılara bir başkaldırıdir.Bence video nun başlığı yanliş olmuş liberalizm yerine bireycilik olmaliydi.Bence ikisi farklı şey videonun sonunda savunulan sosyal yardima olan karşıtlığı ile liberalizm bireysel çıkara ters düşüyor yani sosyal adalete karşi bir düşünceye sahip zengini daha zengin fakiri daha fakir yapan bir siyasi felsefedir sonuçta.Liberalizm in bence en olumlu yönü demokrasiye olan eleştirisel bakisi dir

  36. Collectivism says:

    Gerçekten bireylerin çıkarları toplumun çıkarını yadsıyorsa sıkıntı var demektir onca kapitalistin yaptığı sıkıntıları biz de çekiyoruz işçiler özellikle

  37. Arda T says:

    Harikasınız… Keşke bir 10 Like atabilsem.

  38. Ben % says:

    Tek kelimeyle kapitalizm

  39. GANGSTER says:

    Büyük emek var.

  40. Kerem Albayrak says:

    Haberiniz olsun siz komünistler , liberaller siz hepiniz bağnaz ve sağduyusuz bir oluşum içerisine girmişsiniz ve kafayı yemişsiniz.

  41. Panda BotofogenTR says:

    Civdiviuoum

  42. Rooftoper Player says:

    Bana göre Ekonomik sistem olarak liberalizm kötüdür çünkü serbest piyasa ekonomisi (Kapitalizmi) savunur o yüzden bana göre Ekonomik sistem olarak Sosyalizm tercih edilmelidir ama diğer sosyal alanda liberalizm benimsenmelidir

  43. Bilal Karabıyık says:

    Liberalizm bence yararlı gibi görünüp fakat göründüğü gibi iyi olmayan bi görüştür devlet kavramı yok DEVLET Olmassa eğitimimiz sağlığımız vs şeyler gelişemeyecek bireyin özgürlüğü yeterince var hem kapitalist ülkeler DEVLETİ Sömürür LİBERAL EKONOMİ basit bi mantıkla ekonomonin gelişceğine inandığı için EKONOMİ varlığını önemini anlamadığını gösterir verdiğin örneğe göre TÜKETİCİ İSTEDİĞİ YERDEN ALIŞVERİŞ YAPIYORSA FİRMALAR ARASI ÇEKİŞME OLUR diyorsun Herkez ülke için hizmet etmelidir ama herkez para peşinde Liberal rejimde fakirseniz battınız demektir

  44. selef ebu selef et-turk-i says:

    Islam gibi bir ideoloji var iken…..tağut ve cibt için mücadele verenleri anlamıyorum……takiyyüddin ennebhaninin kitaplarını herkese tavsiye ederim 👍

  45. NumaN TÜFEKCİ says:

    liberalizm kısaca paran varsa yaşarsın yoksa ölürsün. yani fakir birinin liberalizm ile kazanç sağlaması diye bir şey yok.
    Tamamen zenginlerin çıkarına bir ideoloji

  46. Bora karaca says:

    tüm ideolojileri aklımızda tartıp düşününce en mantıklılarından birisi liberalizm

  47. Abdullah Şeyhmus Artuç says:

    Ey ateist ve ey câhil ..!
    Ve Rabbin den gâfil , izm'ler ve çarpık ideoloji rejimleri peşine sürüklenen ,
    Her türlü huzursuz ve mutsuz insan ..!
    Ömründe bir kez ve sağ duyulu olarak ,
    İnceden inceye ,
    Her modern bilimden ,
    Her yükseliş ahlakından ,
    Ve mutluluğa götüren ,
    Taklit edilemeyen ( Ki , bütün beşeri insan kitapları ortada ) ,
    Ve Allah'ın rahmeti ve ilmiyle inen ,
    Ve insanlara şefkat ve rehber olan ,
    Ve sana gönderilen ve seni anlatan Kur'anı ,
    İnceden inceye anlayarak okuma zamanı verdin mi kendine ..?….

    Yoksa , fıtratının dışına taşarak ve çıkarak ,
    Ki , hayvan dahi fıtratından ayrılmazken ,
    Belden aşağıya odaklı ve hayvandan da aşağı yollu bir hayat türü yaşamayı tercih ederek ,
    Cehalet bunalımı ve körlüğünü mü tercih ettin ..? 😤

    '' Görmedin mi hevâsını ilah yapan ( arzu ve hevâsıyla hayat sürmek isteyen , ideolojileri ve çarpık karanlık rejimleriyle hayat süren ) şu cahil kimseleri ..?
    Yoksa onların çoğunun ( hakkı ) işittiklerini ,
    Yahut akıllarını kullandıklarını mı sanıyorsun ..?
    Hayır !
    Onlar ancak büyük baş sığırlar gibidirler .
    Hatta yol bakımından ( hayat yolları ) hayvandan da aşağıya ..''

    '' Ey insan ..!
    Seni yaratan , şekillendirip ölçülü ve dizayn yapan ,
    Dilediği biçimde seni oluşturan cömert Rabbin' e karşı ne aldattı ..? ''

    ( İnfitar Suresi , 6 – 7 – 8 )

  48. Ali Aktaş says:

    Bu kanal sayesinde kitap okumayı bıraktım burdan sanki yüzlerce kitap okuyorum. Sen adamsın Bilgin Reis.

  49. Oğuz Şahin says:

    Bir Uluslararası İlişkiler Teorisi olan Liberalizm hakkında makale arayanlar için güzel bir site: http://siyasetuzerine.com/

  50. Transfer Destek says:

    CHP: 1923 /Ekonomi: Sosyal Liberalizm Hukuk: Sosyal Demokrasi, Temel yaklaşım & Strateji: Halkçılık & Milliyetçilik ( Öncül parti geleneği Atatürkçülük olarak bilinen model : Bu Ekonomik Politikada Sosyal Liberalizm ve Sosyalizm harmanı bir yaklaşım demek. Devletçi fakat ihtiyaç durumunda, özelleştirme ve serbest piyasa desteklenir. Hukuk: Sosyal Demokrasi, Yaklaşım Taktiği: Halkçılık & Milliyetçilik ) İdeal: Avrupa medeniyetlerini geçen gelişmiş, Bağımsız, güçlü bir Türkiye Cumhuriyet'İ

    HDP: 2012 /Ekonomi: Sosyal Liberalizm /Hukuk: Sosyal Demokrasi / Temel yaklaşım & Strateji: Özgürlükçülük & Milliyetçilik / İdeal: Anadolu ve Mezopotamya'da ki tüm etnik kökenlerin federatif veya otonom örgütlenmelerle kendi dil ve kültürlerinde kendilerini yönetmesi ve tüm halkların ayrı büyük bir (TBMM) parlamentoya bağlı olması, bu anlayışa göre bir Türkiye Cumhuriyeti veya bir x Cumhuriyeti içinde otonom bölgeler olacak ve bu bölgeler mevcut cumhuriyete askeri ve ekonomik olarak bağlı ve birbiri ile dayanışma içerisinde yönetilecek. Dünya'da sadece İsviçre'de bir kaç bölgede uygulanmaktadır..

    AKP: 2001 /Ekonomi: Liberalizm / Hukuk: Totaliter Demokrasi / Temel yaklaşım & Strateji: İslamcılık & Totalitarizm / İdeal: Devlete mutlak itaatin sağlandığı, dindar ve cihatçı bir nesil ve güçlü bir orduya sahip olarak ümmet devletini yeniden kurmak.

    MHP: 1969 /Ekonomi: Devletçi Liberalizm / Hukuk: Totalitarizm / Temel yaklaşım & Strateji: Milliyetçilik & İslamcılık / İdeal: Devlete mutlak itaatin sağlandığı, kendini Türk olarak tanımlayan ve Türkçü olan dindar bir nesil. Nihai hedef Türk ırkından olduğunu kabul eden veya yakın olan tüm devlet ve toplulukları Turan Devleti altında birleştirmek. Böylece tüm Türkleri temsil eden, gerektiğinde Dünya'ya müdahale edebilecek veya Türkleri Dünya'ya egemen kılacak bir süper güç haline gelme sonucu da ortaya çıkacaktır.

    İP: 2017 /Ekonomi: Liberalizm / Hukuk: Demokrasi / Temel Yaklaşım & Strateji: Milliyetçilik & Muhafazakarlık / İdeal: Merkezi otoritenin güçlü olduğu askeri ve ekonomik olarak güçlü bir devlet. Türk milliyetçisi bir toplum. Ek olarak Turan anlayışını destekler.

    SP: 1983 /Ekonomi: Sosyal Liberalizm / Hukuk: Totalitarizm / Temel Yaklaşım & Strateji: İslamcılık & Ümmetçilik / İdeal: Ekonominin devlet tarafından dengelendiği İslamcı, cihatçı dindar bir toplum yaratmak ve tüm Müslümanları bir çatıda toplayıp, cihana egemen kılmak.

    DSP: 1985 /Ekonomi: Sosyal Liberalizm / Hukuk: Sosyal Demokrasi / Temel Yaklaşım & Strateji: Halkçılık & Özgürlük / İdeal: Avrupa medeniyetlerini geçen gelişmiş, Bağımsız bir Cumhuriyet ve özgür toplum.

    LDP: 1994 /Ekonomi: Liberalizm / Hukuk: Liberal Demokrasi / Temel Yaklaşım & Strateji: Bireycilik & Özgürlük / İdeal: Bireysel özgürlüklerin genişletildiği, serbest piyasa ve özel mülkiyetin güvenle işleyip, varlığını sürdürdüğü, devletin iç ve dış güvenliği sağlamak ve hukuk kurallarını uygulama işlevlerini yerine getirmek dışında, ekonomiye ve bireye müdahale etmediği bir Türkiye yaratmak.

    TKP: 1920 /Ekonomi: Sosyalizm / Hukuk: Sosyalist Demokrasi / Temel Yaklaşım & Strateji: Eşitlik, Toplumculuk & Özgürlük / İdeal: Bilimsel ve Laik ilkelere dayanan Türkiye Sosyalist Cumhuriyeti'ni kurmak. Toplumu bölen ekonomik sınıfları özetle zengin, fakir ayrımını kaldırarak herkesin orta sınıf seviyesine çekilmesi, Buna ek olarak devletin halk tarafından denetlenmesi ve halk yararına işlemesini sağlamaktır. Bu da her türlü eğitim, sağlık, elektrik, su ve vergi ücretinin kaldırılması, herkese kira ödemeden yaşayacağı evler verilmesini ve daha fazlasını içeren, halkın devlete, devletin halka çalıştığı, düzen oturtulduğunda ise orta sınıfın zenginler gibi bolluk ile yaşayacağı iddia edilen sosyo ekonomik düzendir. Nihai Hedef diğer ülkelerdeki komünist partilerle dayanışma içerisinde olup onları iktidara taşımak ve komünist toplum idealini gerçekleştirmek için Dünya'yı olabildiğince bir hızla kapitalist toplum dönemini yıkarak, Komünist toplum dönemine geçirmek. Bu aşamalar sürerken bencillik, cinsiyetçilik, ırkçılık, çıkarcılık, sömürgecilik vb. kapitalist, liberal anlayış ve reflekslerden arınmış nesli yaratarak, halkın kendi kendini yönetebileceği, devlete ihtiyacın ortadan kalktığı ve nihayetinde devletlerin, sınırların ortadan kalktığı eşit, özgür komünist topluma ulaşmaktır. Bu ideolojide ki partiler kısa ve uzun vaadeli hedeflere sahiptir. Final hedef olarak eşit, özgür komünist bir şekilde örgütlenmiş bir dünya toplumu yaratmayı hedeflerler.

  51. Beste Büyükkurt says:

    Videolarınız oldukça bilgilendirici, teşekkürler.

  52. Murat Güçlü Toy says:

    Sınırsız birey özgürlüğü kabul edilemez. Bir bireyin özgürlüğü diğer bireyin özgürlüğünü kısıtladığı noktada bitmelidir. Hatta diğer bireylerin özgürlüğünü kısıtlayıcı düzeyde mal varlığının tek bir bireyde toplanmasına dahi izin verilmemeli. Özellikle belirli bir yaşa kadar eşit imkanlar sağlanabilmeli.

  53. Agit Tatlı says:

    Liberalizm , Komünizm VB Birçok Videonun Detaylı Anlatımı İçin Kanalıma Göz Atabilirsiniz.

  54. Taner Cetin says:

    Cumhuriyetimizin ikinci partisi Fethi Okyar tarafından kurulan Serbest Cumhuriyet Fırkası liberalist bir partiydi fakat siyasi muhalefet ve rekabete tahammül edemeyen zihniyet tarafından kısa süre sonra kapatıldı .

  55. yee says:

    devletler zenginleşirken merkantalizm ile idare edilir batarken liberallerdir ve tekrar zenginleşmek için gene merkantalizmr başvururlar. Aksi hiç bir yerde görülmemiştir. Liberal devletler batmaya mahkumdur. Ayrıca liberal görünüp aslında merkantalist devletler vardır ve serbest piyasa kavramıda aslında merkantalizm ile alakalıdır. Emperyalizmin ana kuralıdır. Video saçma sapan bilgilerle dolu o yüzden okuyun ve kendiniz yorumlayın. Ben kim miyim? Kısaca herbokolog diyebilirsiniz.

  56. İbrahim Yücel says:

    liberalizm = kapitalizm

  57. WİCCA A gay witch says:

    Teşekkür ederim güzel bir video. Bu siyasi akımda hiç bana göre değil 🤦‍♂️🤣

  58. Euronymous Recorded says:

    eşitlik olmaksızın,özgürlükten söz edemeyiz.sınıf çelişkisi var oldukça yani "ezen ile ezilen" daima altında köle ve üstünde efendiye boyun eğmek zorundasın,liberalizm'in ekonomi boyutu ahlak etiğinide çökertmekte,bencillik,bireyselcilik,üstünlük,rekabet,hırs, gibi unsurlar insanı ötekileştirmekten başka hiçbirsey,bizim bu konuda duruşumuz nettir;"her şey toplum çıkarınadır"bir avuç zengin burjuva sınıfının değil.

  59. Enternasyonalist Devrimci says:

    Liberalizmi ideoloji olarak tanımak büyük önem taşır. Sadece bi-
    reycilik, özgürlükçülük demek tanım için yetersizdir. Liberalizm
    kavram olarak Fransız Devrimi’nde dillendirilen ‘eşitlik ve kardeşlik’
    kavramlarıyla birlikte öne çıktı: Meşhur Liberte, Egalite, Fraternite
    olarak. Merkezî bir kavram olarak sağında muhafazakârlığı, solunda
    ise önce demokratlığı sonra sosyalistleri buldu. Devrimlere gereksin-
    im duymadan, sistemi (kapitalist tekelcilik) evrimle geliştirmek
    isteyen mutedil bir görünüm takındı. Muhafazakârlar, ister evrimle
    ister devrimle olsun gelişmeye tümden karşıtlardı. Krallığı, aileciliği ve
    kiliseyi bağnazca savunuyorlardı. Sosyalistler ve demokratlar ise
    değişimin daha hızlı olması için devrimleri zorunlu görüyorlardı. Hepsinin ortak paydası ise moderniteydi. Bazı itirazları olsa da, herkes
    modernleşmede kendini idea sahibi görüyordu. En genel hatlarıyla
    bir dönüşümü yaşamak modernist olmaya yetiyordu. Avrupa
    merkezli, temelleri kentleşmeyle atılan ve Rönesans, Reform Adınlanma’yla hızlanan modern yaşam üç ana ideolojinin de ortak
    ufkunu temsil ediyordu. Sorun kimin, kimlerin, hangi ideoloji ve par-çtilerin, yöntem ve uygulamaların, eylem ve savaşların bu ufku en iyi
    yakalayacağında düğümleniyordu.
    Liberalizm bu durumu çok iyi tespit etti. Modernitenin kapitalist
    damgalı olarak geliştiğini ve daha da geliştirilebileceğini fark ederek,
    sağı ve solundaki ideoloji ve yapılanmalarla ustaca oynamakta
    gecikmedi. Kendini sağ ve sol liberalizm olarak böldü. Sağ liberalizmle muhafazakârları etkisizleştirip kendi içinde bir kanada dönüştürürken, sol liberalizmle de demokratlar ve sosyalistleri kısmen
    kendi yedeğine yerleştirdi. Merkezî konuma böyle oturdu. Yoğunlaşan her krizde birini yedeğine alarak güçlenme yoluna gidebiliyor-
    du. Aristokratların burjuvalaşmasıyla bir kesim tavizci işçinin sosyal
    demokratlaşması kriz yönetimleri boyunca gelişim kaydetti. Tekel
    kârından cüzi bir pay ayırmak bunun için yetiyordu. 19. ve 20.
    yüzyılların sistem karşıtı muhalifleri böylelikle sadece
    etkisizleştirilmiyor, krizli bünyenin tüm süreçlerde yönetilmesi için
    yedek güç konumuna düşürülmüş oluyordu. Liberalizmin ideolojik
    hegemonyası böyle kuruluyordu.
    Liberalizm ideolojik hegemonyasını sürdürmek için dört önemli
    ideolojik varyanttan yararlandı:
    1– Milliyetçiliği etkili bir biçimde kullandı. Gerek iç ve dış savaşların
    meşrulaştırılmasında, gerekse devlet eliyle ulus oluşturmada milliyetçilik liberalizmin gözde müttefikiydi. İlk eklektik halkayı
    oluşturuyordu. Milli duyguları alevlendirerek en ağır krizleri at-
    latmada epey deneyim kazandı. Milliyetçilik din seviyesinde kutsal bir
    ideolojiye büründürüldü. Bu örtü altında sadece krizler kolayca atlatılıp sürdürülmüyor, diğer yandan tekeller en ağır sömürü ve bozuk
    sistemlerini aynı örtüyle gizleyebiliyorlardı.
    2– Geleneksel dinsel ideolojiye milliyetçilik rolü atfedildi. Liberalizm ahlâki ve politik özelliklerinden boşalttığı geleneksel dinleri hegemonyası altında milliyetleştirdi. Daha doğrusu, milli din haline
    getirdi. Toplumda kökleri derinlerde yatan ve kolayca milliyetçi renge
    boyanan dinî duygular milliyetçilikle aynı, hatta daha fazla
    kaynaştırıcı rol oynadı. Bazen her iki ideoloji iç içe geçirilerek ulusun
    etnik-dinî temelde inşasına çalışıldı. Özellikle Yahudi ve İslâm ideoloji-
    si milliyetçilikle kolayca özdeşleşti. Diğer dinler de (Hıristiyanlık,
    Uzakdoğu dinleri, Afrika’da eski dinsel gelenekler) benzer konumu
    üstlenmede geri kalmadılar. Liberalizm de uygarlığın maddi kültürel
    mirasını devralan kapitalist uygarlığa manevi kültürel mirası dinsel
    kanalla taşımış ve entegre etmiş oluyordu. Sürdürülemez boyut-
    lardaki sistem krizlerinin aşılmasında liberalizme eklenen dinsel milli-
    yetçi ideolojilerin rolü göz ardı edilemez.
    3– Pozitivist bilimcilik ideolojisi özellikle felsefi varyant olarak lib-
    eralizme güçlü katkı sundu. Doğal bilimlerin güçlü itibarından
    yararlanan pozitivist ideoloji, hem sağ hem de sol ideolojileri etkile-
    mede başat rol oynadı. İdeolojilere bilimsel etiket olarak kolayca
    takılıp muazzam saptırmalara yol açtı. Özellikle tüm sol ideolojik
    çıkışlara damgasını vurdu. Reel sosyalizm bu konuda başı çekiyordu.
    Kapitalist modernizmin tuzağına pozitivist bilimcilikle düşüldü. Sağda
    ise gücünü pozitivist bilimcilikten alan faşizm en önde gelen akım
    konumundaydı. Böylelikle pozitivizm liberalizme en aşırı soldan en
    aşırı sağa kadar bir yelpazede ideolojik seçenekler sunuyordu. Gereken her mekân ve zaman koşullarında liberalizm bu seçenekleri
    kendisine eklemleyip kullanmakla sistemin yapısal krizlerini aşmada
    azami olarak yararlanmış oluyordu.
    4- Cinsiyetçilik tarihte en çok liberalizm çağında ideolojik bir öğe
    olarak geliştirilip kullanıldı. Cinsiyetçi toplumu devralan liberalizm,
    kadını sadece evdeki ücretsiz işçiye dönüştürmekle yetinmedi. Daha
    fazlasını cinsiyet objesi olarak metalaştırıp piyasaya sunmakla elde
    etti. Erkekte sadece emek metalaştırılırken, kadın bütün bedeni ve
    ruhuyla metalaştırıldı. Aslında en tehlikeli kölelik biçimi inşa edilmiş
    oluyordu. ‘Kocanın karısı’ iyi bir sıfat olmasa da, sınırlı bir istismara
    konu teşkil eder. Fakat tüm kişiliğiyle metalaşma, firavun köleliğinden daha kötü köle olmak anlamına gelir. Herkesin köleliğine
    açılmak, bir devlet veya kişinin kölesi olmaktan katbekat daha tehlikelidir. Modernitenin kadına kurduğu tuzak budur. Görünüşte
    özgürlüğe açılan kadın, en rezil istismar aracı konumuna düşmüş
    oluyordu. Reklâm araçlığından tutalım seks, porno araçlığına kadar
    temel istismar aracı kadındır. Rahatlıkla diyebilirim ki, kapitalizmin
    taşınmasında kadın en ağır yükün altına konulmuştur.
    Sistem için kadın sömürü ve iktidar çoğaltımında stratejik bir rol
    oynar. Devletin ailedeki temsilcisi olarak erkek, kadın üzerinde hem
    sömürü hem de iktidarın geliştirilmesinden kendini sorumlu ve yetki sahibi olarak değerlendirir. Kadın üzerindeki geleneksel baskıyı
    yaygınlaştırarak, her erkeği iktidarın bir parçasına dönüştürür. Toplum bu yolla azami iktidarlaşma sendromuna girer. Kadının statüsü
    erkek egemen topluma sınırsız iktidar duygusu ve düşüncesi verir.
    Öte yandan tavizci işçiliğin oluşumundan işsizliğe, ücretsiz işçilikten
    asgari ücretliye kadar her olumsuzlukta bedel ödetilenler kadın
    emekçilerdir; kadının kendisidir. Liberalizmin eklektik cinsiyetçi ide-
    olojisi bu durumu saptırıp farklı göstermekle kalmaz; bir de kadınlar
    için özenle geliştirdiği ideolojik varyetelere dönüştürür. Kendi
    köleliğini kendi eliyle benimsetmek gibi bir şey. Denilebilir ki, sistem
    ideolojik ve maddi olarak kadını istismar etmekle sadece en ağır
    krizlerini aşmıyor, kendi varoluşunu da sağlıyor ve güvence altına
    alıyor. Kadın genelde uygarlık tarihinin, özelde kapitalist modernitenin en eski ve en yeni sömürge ulusu konumundadır. Eğer her
    bakımdan sürdürülemez bir kriz durumu yaşanabiliyorsa, bunda
    kadının sömürgeleşmesinin payı başta gelmektedir.
    Dünya kapitalist sistemi günümüzde küresel finans tekellerinin
    hegemonyasında sistemik genel bunalımı kadar finansa özgü krizleri
    de ortaklaşa yaşamaktadır. Sistemsel genel bunalım (Ekonomi
    karşıtlığından kaynaklanıyor) finans alanına özgü krizlerle (para
    basımının altından, hatta Dolardan sıkça kopması, senet, tahvil vb.
    çeşitli sanal argümanlarla temsil edilmesi) iç içe olup tarihinin en dip
    sürecini yaşamaktadır. Sistem şimdiye kadar esas olarak iki yolla bunalımlarını aşmıştı: Birincisi, sürekli çoğaltılan iktidar ve ulus-devletin
    maddi zor aygıtlarıyla. Bunlar her tür savaşlar, hapishaneler, tımar-
    haneler, hastaneler, işkenceler, gettolar, en tehlikeli soykırımlar ve
    toplumkırımlardır. İkincisi, sürekli birbirine eklemlenerek geliştirilen
    liberal ideolojik hegemonya aygıtlarıyla. İdeoloji olarak merkezde
    liberalizm vardır; eklentileri milliyetçilik, dincilik, bilimcilik ve
    cinsiyetçiliklerdir. Araçları okul, kışla, ibadetgâhlar, medya organları,
    üniversiteler ve en son internet ağlarıdır. Buna sanatın kültür endüstrisi haline getirilmesini de eklemek gerekir.
    Fakat iki yolun da çözüm üretmek yerine kriz yönetimini
    geliştirmek anlamına geldiğini sıradan bilim insanları bile kabul etmektedir. Bunalım ve krizler eskisi kadar bile aşılmıyor. Tersine, istisnai olan bunalım ve krizler genelleşip sürekli bir hal alırken, normal
    dönemler ise istisnai hal oluyor. Uygarlık sistemlerinin temelindebunalım öğeleri yatmakla birlikte, insan toplumu hiç bu kadar ağırına
    tanık olmamıştı. Toplumlar, eğer süreceklerse, kriz yönetimlerine
    uzun süre dayanamazlar. Ya çözülür ve dağılırlar, ya da direnir, yeni
    sistemler geliştirip krizi aşarlar. Şimdi böylesi bir dönemden
    geçiyoruz.

    Abdullah ÖCALAN /Özgürlük Sosyolojisi/ Sayfa 275 – – 278

  60. jiyan wenda says:

    Bişey anladıysam oda bizim ülkemiz anti liberal bi ülke. Son 16 yıldır güzel olan herşeye karşıyız.

  61. Ramazan Orhan says:

    https://iktisatkulturel.blogspot.com/2019/03/schmittin-liberal-demokrasi-elestirisi_27.html?m=1

  62. Mehmet says:

    Libelarizm kişi özgürlüklerini kendine maske yapar örneğin ipnelik gibi. Gerçeği kendileri devletten nemalanırken milli kalkınma , çalışan haklarına gelince devlet tarafsız olmalı der. Bu gun dünyada liberallerle papazlar ve imamlar kol koladır.

  63. huseyın ertekin says:

    İnsanı aynı zamanda herşeyi bilmeden ,
    İnsanı yönetmeye çalışmak .

    Çok saçma değilmi ? Bunun sonucu yüzlerce yönetim şekli ve onca düzensizlik ve savaş.

    Ama bide olayın şöyle bı boyutu var .
    İnsanı ve insanı etkileyen herşeyi bilen birinin oluşturduğu yönetim şekli .

    işte bu gerçekten çözümdür

    İnsanı ve insanı etkileyen herkesin bilinmesi insanları yönetmenin tek yoludur

    Buda ancak Allah swt nın yapabileceği şeydir
    Oda kuranı Kerim'de ki ve sahih sünnet eki şeriatr. ( İran ve Suud gibi yerler isl ülkesi veye İslam anlayışıyla yönetilen ülkeler değildir karıştırmayalım onlarınkide insanların oluşturmuş olduğu şeiatlerdir.).

  64. buse says:

    çok iyi👍🏻

  65. KiyaMet GeLdi says:

    Yapimciya tesekkur ederim. Bunlari okumak cok zor ama izlemek oldukca keyifli ve egitici. Dunyanin sonu yaklasmakta hangi sistem olursa olsun hicbir yerde guvende yok huzurda. Saygilar

  66. Ali Erkoç says:

    Bizim insanımız solcu ya da sağcı olsun liberalizmi anlayacak ve iktidara getirecek kadar eğitimli değiller. Onun için Avrupa Japonya Amerikadaki refahı ancak rüyamizda görürüz

  67. ÖLÜ- YORUM says:

    Güzel anlatım Liberalizm en iyi idolojidir kötüleyen anlamamıştır.

  68. Slipknot says:

    Öncelikle emeğinize sağlık bilgilendirici bir video olmuş. Ben bir süredir siyasetle ilgileniyorum ve çoğu ideoloji ile tanıştım. Artık kapitalizmdir komünizmdir hiçbiri umurumda değil. Kapitalistlere hiç katılmıyorum ve hiç de katılmayacağım. Para huzur getirmez hırs, kıskançlık ve aşırı rekabet getirir. Para ve kapitalist sistem insanı tamamen bir robot yapmaktadır. Kapitalist sistem yüzünden küresel ısınma gibi çevresel sıkıntılar iyice artmıştır. Bir bakın, kapitalizm denen illet dünyayı ele geçirmeden önce dünya bu kadar kirli miydi? Artık.insanlar mevcut sistemde sadece yaşayabilmek (yani para kazanabilmek çünkü artık paran yoksa yaşayamıyorsun) için hayallerinden vazgeçiyor. Lütfen şu düz bakış açınızı, geri kafalılığınızı değiştirin. Son olarak da patronlar unutmayın, işçiler olmasaydı sömüreceğiniz kimse olmazdı ve dolayısıyla siz de olmazdınız.

  69. Murat Arapoglu says:

    Liberalizm tanımında güzel duruyor yani insan çıkarını önde duruyor ama sosyalizm bunu asla kabul etmez sosyalizm toplum yararını liberalizm birey yararını savunur liberalizm ihtiyaçtan fazlasını verir insana buda diğer insanların sömürleştirilmesini sağlar…

  70. Süleyman Doğru says:

    Desteklemediğim bir görüş ama güzel video olmuş bu idea türkiye de tutmaz

  71. Yunus BİLECE says:

    öyleyse türkiye antiliberalizm'la yönetiliyor

  72. Ayberk Güvenen says:

    Derin düşündüğümüzde bu görüşün kapitalizm den pek farkı yok özgürlük lafı durumu olmayan insan ların isyan larını önlemek için. Dışardan güzel bir şey miş gibi görünmesi için kullanılmıştır bu aristokrat zengin soyluların işine gelen bir anlayıştır kapitalizm den pek farkı yok. Hem devlet baskısından kurtulabilmek için hemde yoksulların baskılarını parayla önleyebilmenin önü biraz daha açılmıştır kapitalizm daha şiddetli hali

  73. Sesli Wikipedia says:

    10 dakika yapmak için resmen yırtılmışsın

  74. Emre Eser says:

    Saçma bir görüş

  75. Şah İsmayıl Səfəvi says:

    Liberalizm’ i olabilecek en keyfli ve herkesin anlayacağı bir dilde anlatmışsınız. Emeğinize sağlık

  76. Neo Anderson says:

    Laissez Faire!

  77. for you Only says:

    Liberalizm en iyisi 👍👍👍
    Salak olanlar asla zengin olamaz herkez kendi göbegini kendi kesicek

  78. 回吧 says:

    Ne yarraktan ideolojiymiş aq

  79. vangelis cosmos says:

    Hocam süper video olmus. Emegine saglik.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *